“ILICA HALKI’NIN SESİNİ DUYAN YOK MU?”

“ILICA HALKI’NIN SESİNİ DUYAN YOK MU?”

Kahramanmaraş’ta ben yaptım oldu anlayışı maalesef geçmişten günümüze süregelen bir durum; bir yaşam tarzı, bir kavga ve hatta bir savaş.

Bu kavga ve savaş kiminle ve neden sorusuna eminim ki yıllarca cevap aranmıştır. İkili ilişkiler de iyi olanlar, yollarını ve yolluklarını hallettirmişlerdir. Nasıl Döngele kasabası yolları yapılmış ise hemen, ikili ilişkilerde, hemen yapılacak kadar kuvvetli demektir. Adamını bulup yaptırmak, ‘’Benim memurum işini bilir.’’ Tarihi sözünden itibaren hala geçerliliğini korumaya devam ediyor. Her ne kadar Ak Parti döneminde bürokrasinin önüne geçilmek istense de olmuyor. Alışılmışlık var. Yıllardır Ilıca’nın yolu diye haykıran Ilıca Halkını ve Veli Karalar’ı dinleyen ya da duyan yok. Ya da yokmuş gibi, duymamışlar gibi davranmaya devam. Kahramanmaraş-Göksun yolu arası nasıl Leyla-Mecnun aşkından uzun sürdü ve sürmeye devam ediyorsa, Ilıca yolu da aynen devam. Her gelen söz verip gidiyor. Gidiyor da bazen tarihte veriyorlar; halk umutlanıyor, o gece mutluluktan uyuyamıyor ya da duyanlar duymayanlara ‘’bu yıl kesin yol yapılacak. Veysi Kaynak söz verdi.’’ diyerek mutluluklarını paylaşıyorlar. Ilıca’nın meşhur tavası ile kutlama yapıyorlar.

Ilıca’yı boş verdiniz. Ya da boş verelim. Zaten yapılan hiçbir şey yok. Fatmalı Mahallesi gibi Ilıca’nın girişine ‘’Yol yapılmadan siyasetçilerin ve Belediye Başkanlarının girmesi yasaktır.’’ pankartı asmadıkları sürece hiçbir şey değişmeyecek. Fatmalı Mahallesini bu yüzden seviyorum. Halkında EYLEM birliği var. En son yıllardır bitmeyen okulları için EYLEM yapmışlardı.

Ilıca; garip, küskün, nazlı ve bir o kadar da sadık. Kim ne derse hemen inanıyorlar. Sofraları geniş, gönülleri geniş, umutları da bir o kadar taze ve aldatıcı. Nasıl ümitvari olmasınlar ki, ay geçmeden Ilıca yolu üzerine açıklama yapmayan siyasetçimiz yok gibi.

20 Şubat 2017 tarihli köşe yazımızda ‘’Yeteri Kadar Söz Verdiniz!’’ demiştik. Okumak isteyenler tekrar okuyabilir.

Kısacası alıştık ve alıştırıldık. Verilen sözlerin yerine gelmeyeceğini bile bile yine de umudumuzu kaybetmedik.

Gelen söz verdi, giden söz verdi. Gelen ile giden arasında hiçbir şey değişmedi. Ve bu arada yolun yapılacağına inanan Ilıca halkı hala umudunu kesmedi. Söz deyip sözünü yiyenler içinse denilecek kelime tükendi… Zannımca Cumhurbaşkanımız Başkomutan buranın yolunu bir an önce yapın demediği sürece de yapılacağa benzemiyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı Ilıca’ya köşe yazımız ile birlikte davet edelim. Gelirse Cumhurbaşkanımız yollar yapılır. Yılların sorunu çözüme kavuşur.

Kahramanmaraş’a ayrı bir sevgisi olan Cumhurbaşkanımızdan şehir adına istediğim bir çok şey var. Bir gün, Cumhurbaşkanımıza içimi dökmek istiyorum şehir adına. Söz verip sözünde durmayanları şikayet etmek istiyorum. Bitmeyen yol çilesini, yatırımların heba edilmesini, halkın sesine kulak vermeyenleri vs.

Sayın Cumhurbaşkanım; Kahramanmaraş’ta halkın sesine he he tamam, hallederiz diyenlerin sayısı çok fazla. Ama hallederiz de kalıyorlar..

Belli mi olur, bir davet gelir giderim Külliye’ye…

Muhabbette Kalın…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz