Merhaba;
Şifanın, tatilin, tarihin, yaylanın ve kaplıcanın merkezi kasabamıza hoş geldiniz.
Umarım ayrılırken memnun ayrılırsınız.
Eğer önceden rezervasyon yaptırmadıysanız, öncelikle kendinize konaklayabileceğiniz güzel bir pansiyon bulmalısınız.
Hayır, bu hiç zor olamayacak.
Zira kasabamızda çok güzel, konforlu ve de her bütçeye hitabeden birbirinden güzel pansiyonlarımız mevcut.
Pansiyunuzu seçip yerleşme işini hallettiniz madem, öyleyse şimdi balkonunuza çıkın şöyle derin bir yayla havası soluyun.
Ciğerleriniz taze oksijenle dolsun.
Kaplıca
Ilıca’ya geldiğinize göre durmayın…
Önce bir kaplıcaya girin.
Hangisini arzu ederseniz..?
Kasabamızda iki tane kaplıca tesisi var. İkisinde de umumi kapalı ve umumi açık havuzlar; küvetler ve aile tipi jakuzili havuzlar mevcut.
Keyif sizin…
Ama kaplıca hamamlarında önerilen süreden falza kalıpta lapa gibi olmayın!
Kaplıcadan çıktıktan sonra açık havada fazla kalmayın! Hemen odanıza çekilin ve şöyle 50-60 dakika bir güzel dinlenin; hatta uyuyun.
Yiyecek-içecek
Uyandığınıza göre karnınız zil çalıyor olmalı!
İster, telefon açın istediğiniz yemek odanıza gelsin; ister çıkın çarşıya…
Lokantalar, bazlamacılar, gözlemeciler emrinizde…
Canınız ne çekiyorsa artık...
“Yok arkadaş ben istediğim yemeği kendim hazırlatırım” diyorsanız, o zaman size en yakın kasaba girin ve sadece istediğiniz yemeğin adını söyleyin.
Yemeği söyledinize göre burada beklemenize gerek yok.
Kasap, her şeyi halleder..!
Siz en iyisi, yemeğiniz hazır olana kadar şöyle bir çarşıyı pazarı dolaşın. Manavların ve marketlerin vitrinlerinde, tezgâhlarında duran albenili, leziz meyvelerden alın.
Yemekten sonra iyi olur.
İsterseniz sabit pazar yerimiz var oraya bir çıkın.
Zira burada her şeyin hormonsuz ve yerlisini bulabilirsiniz.
Hakiki tereyağ, saf bal, şeftali, üzüm, elma, armut, ceviz, kuru üzüm, sucuk, tarhana vs.
Eh filenizi doldurduysanız tamamdır.
Çokta almayın canım, her gün alın, taze taze alın!
Yemekte çıkmak üzeredir bu arada.
Unutmadan söyleyivereyim: Yemeğin üzerine mutlaka Ilıca’nın kendine has mis gibi kokan pidelerinden attırın fırıncıya…
Ee yanında ne içmeyi düşünürsünüz?
Kolamı?!
Yok yok, şimdi boş verin muhtevasının ne olduğunu bilmediğiniz gazlı içecekleri.
Siz, en iyisi geçerken marketten şöyle “ılıca yoğurdu” alın. Pansiyonunuza varın açın musluğu, buz gibi akan sudan katın, nefis bir ayran yapın.
Afiyet olsun.
Yemeklerinizi her gün böyle fırından veya lokantadan yiyeceksiniz diye bir mecburiyet tabiki yok.
Evinizde, siz de yapabilirsiniz...
Gidilecek-gezilecek yerler
Hatta, sizlere en az bir kez, kasabamızın hemencecik yanıbaşında bulunan “kendin pişir kendin ye” tarzında; bahçeli, buz gibi suların aktığı mesire alanlarınıza gitmenizi öneririm. Yemek yemeniz şart değil, gezin, eğlenin ağaçların altında oturun çay için.
"Halimin Gölü" diye bir yer.
Kasaba mekezinden kuzey doğuya doğru.. Zorkun Mahallesi'nde. Kamalak ağaçlarının altında, Ilıca'yı tam tepeden gören koyu gölgeli buz gibi bir yer. Yanınıza hiç bir şey almanıza gerek yok. Burda zaten sizin için her şey düşünülmüş.
Köy usulü sabah kahvaltısından tutun nefis yemeklere kadar...
Hatta isterseniz geceleyebilirsiniz bile.
Ya da atlayın arabanıza, alın nevalenizi doğru Zeytin’e…
"Zeytin" dedimse zeytin toplamaya falan değil elbette!
Yani Zeytun. Şimdiki adıyla Süleymanlı.
Ilıca merkezine 10 km. sadece…
Burasıda ayrı bir yer. Kavaklı bahçeleri, üç oluklu tarihi soğuk pınarı, Kanlı Köprü'sü, Kantarma Köprüsü, Selçuklu Hamamı ve kalesi ile açık hava müzesi sanki. Burda eskiden Ermeniler yaşarmış. Zamanında çok zulum etmiş kefereler Türkler'e çok.
Zeytin’e varmışken “Kışla Obası” na çıkıp şehitliği ziyaret edip; şehitlerimizin ruhlarına bir fatiha göndermeden dönülmez.
Tavsiye edeceğimiz bir yer daha var.
Kısık Vadisi..
Ilıca'dan çıkıp doğu istikametine doğru gideceksiniz. Beşen Köyü'nden geçip vadiye ulaşmak için yaklaşık 15 km. yolunuz. var. Kısık Vadisi'nden akan Ceyhan Nehri, Ilıca'nın arkasında görünen heybetli Atlık Dağı ile Engizek Dağı'nı ikiye böler.
Nehir boyunca vadiye yukarı ilerlerken, bölgenin sarp yapısı karşısında büyülenirsiniz. Hatta birazda ürperirsiniz. Burası Kahramanmaraş'ı Elbistan'a bağlayan tarihi kervan yoludur aynı zamanda. Hatta yer yer kayadan oyulmuş eski yolun kalıntılarını görürsünüz.
Vadi içinde ilerlerken gürüldeyerek akan Savruk Suyu'na rastlarsınız. Engizek'ten kopup gelen su muhteşemdir.
Damlataş'ın sarkıtlarını aratmayan sarkıtlarla bezeli meşhur Savruk Mağarası da buradadır. Suyu takip ederek tırmanırsanız mağaraya ulaşırsınız.
Mağara ve suyu geçtikten sonra iki tünel var geçmeniz gereken. Tünellerden sonra Hacınınoğlu Köyü karşınıza çıkar. Onun karşısında Kertmen...
Yol devam edip Ekinözü İçmeleri'ne kadar gider. Ama şimdilik tavsiyemiz dönmeniz yönündedir. (Yollar bozuk) İster yukardan devam edip Kertmen istikametinden dönün, isteseniz gittiğiniz yolu takip ederek gerisin geri...
Akşam sefası
Döndünüz Ilıca’ya…
Keyfini çıkarın şimdi buraların.
Ilıca’nın akşamları da başka bir güzeldir.
Akşam iyi vakit geiçirip eğlenmeniz için her şey mevcut. Önce çocukları lunaparka götürün bir güzel eğlensinler. Hem hevesleri geçsinki çarşıda olta vuruken ikidebir çekiştirip durmasınlar “lunapark da.. lunapark..” diye.
Çocukların gönlünü de ettiğinize göre artık inin çarşıya!
Aheste adımlarla turlayın çarşıda. İsterseniz alış-veriş yapın. Her türlü giyim eşyasını satıldığı magazalar ve hediyelik eşya dükkanaları önlerinde güler yüzlü esnafımız karşılar sizi ve içeri davet eder. Giyim hakkaten ucuzdur Ilıca’da!
Ayrıca memleketteki dostlarınıza birer hediye almadan dönmeyin.. en azından kendiniz saklarsınız “Ilıca hatırası” niyetine.
Gezmekten yorulduysanız, zaten adım başı, ya güzel bir pastane; ya bir çay bahçesi , ya da bir park var. Hele başka bir vilayetten gelmişseniz "bir pastane" derim ben. Şöyle birer porsiyon “Maraş dondurması” iyi gider. Hele üstünede bir künefe söylemişseniz…
“Bu akşam tamam, artık hem yorulduk, hemde uykumuz geldi” diyorsanız, son turda, sıra sıra dizilmiş, mangallarından kızarmış mısır kokuları yayılan mısırcılardan birer mısır almadan yatmayın derim.
Uyuyamazsınız yoksa!
Bu arada her şey bir yana, en çok dikkat etmeniz kereken, banyo kürleriniz. Aman aksatmayın derim. Yazılı talimata uyun ve banyo saatlerini on agöre ayarlayın. Unutmayın, siz kaplıcadan faydalanmak ve sağlığınız için geldiniz.
Sağlık çok önemli!!
Veda vaslı…
Ben anlatmaya çalıştım dilim döndüğünce.
Umarım, Allah (cc) aradığınız şifayı verir ve memnun kalırsınız. Bir daha gelirsiniz, dostlarınıza tavsiye edersiniz.
Hadi yolunuz açık olsun. Seneye gezmeye bekleriz.
Allah’a (cc) emanet olun…
Veli KARALAR




Veli bey emeğine sağlık, ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi.
İnşallah bu yaz ordayız.
Veli bey emeğine sağlık, ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi.
İnşallah bu yaz ordayız.